20. Yıl Yazısı

07 June 2014 - Duyurular

İnci Karacan, Leyla Pınar-Tansever, Feride Erbelger

 

İstanbul Barok 20.yıl

Uygarlıkların gelişiminde iki zıt kutup eğilimi birbirini; çeker iter, tamamlar, destekler ya da canlandırır. Geleneğe bağlılık ve güncelliğin gerçeğinde olduğu gibi geçmişi anlatıp yeniyi bir sentez oluşturarak gerçekleştiririz (Diyalektik.) Buradan çesitli sanat eğilimleri doğar. Barokta da olduğu gibi.

Genelde savaşlar, krizler, toplumsal değişimler ve felsefi düşünceler karşılıklı katalizör olabilir. Çağımızda kuantum felsefesi ve atom altı kozmos boyutuna dair yeni bulgular sanata da dokunuyor. Bu gerçek barok dönemde olduğu gibi bugünün de barokluklarını hazırlıyor. Hatta yasak olanlar daha sonra tekrar sanat ortamında çeşitliliğini oluşturarak yerini alabiliyor.

40 yıldan fazla bir sure emek verdiğim Barok konusunu, son 20 yıldır İstanbul Barok’la sürdürüyoruz.

Barok dünya ülkeleri arasındaki iletişimi düşünerek, barok müziğin bilinen ve bilinmeyen zengin hazinesini ülkemizde farkındalaştırmaya çalıştık. Uslupları, ülke karakterleri içinde çözüp yorumladık. Türklerle de ilgili Barok çalgı müziği ve Barok opera repertuvarını gün ışığına çıkardık.

Barok çalışmalarımız sayesinde pek çok opera sanatçımız ilk opera sahnesi deneyimini İstanbul Barok’un  opera çalışmalarıyla elde etmiştir (Evren Ekşi, Tülay Uyar, Şebnem Ünal, Ayten Telek, Pervin Çakar, Ezgi Saydam, Bengi Taşçı Mayone, Kaan Buldular, Burak Bilgili.) Dolayısıyla Türklerin barok çağı tezini ortaya koyarak Osmanlı Barok Müziği uslup ve varlığı gerçeğini CD ve açıklamalı kitapçığı ile dünya barok müzik ortamına yeni bir katılım kazandırmıştır. Bu ürünler önemli müzik kitaplıklarında bulunmaktadır (BNF Paris, KBB Brüksel ve TCMK Ankara.)

Ayrıca ülkemizin antik geçmişiyle ilgili mitolojik öyküler üzerine barok bestecilerin (Campra, Vivaldi, Handel) eserlerini  arkeoloji  gözlüğü ile düşünerek yorumlamak amaçlanmıştır. Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde – monochrome yaklaşımla – sahnelediğimiz Türkiye’deki ilk Handel operası prodüksiyonu olan Troya Efsanesi kaynaklı Deidamia operası, bu çalışmalarımızın bir örneğidir. İstanbul ve Belçika’da sahnelediğimiz, La Fontaine’in Masalları ve Lully’nin özgün müziği eşliğinde Molière’in Zoraki Evlilik adlı oyunu da Barok tiyatro çalışmalarımızdan bazılarıdır.

Barok flüt, çift flüt, soprano ve alto ve bas blokflütler, barok obua, barok fagot, barok keman, sinekeman (viola d’amore), barok viyola, barok viyolonsel, viyola da gamba, klavsen ve pozitif orgun yanı sıra ney, kemençe, tanbur, bendir, santur gibi Osmanlı Barok çalgılar  çalışmamızın başından itibaren kullandığımız çalgılardır. Çalışmalarımız arasında arşivlerden çıkarttığımız bazı Osmanlı Barok çalgıları yeniden yaptırılmıştır.

Her yıl düzenlediğimiz festival haftamızda programlarımızı bir şölen düşüncesiyle güncelliği olan projelerle hazırladık. (Purcell’in 300.yılı, Bach’ın 250. yılı, İstanbul kültür  Başkenti, Itrî ve UNESCO Evliya Çelebi Yılı, Hollanda yılı, Polonya yılı ve 2000 İnanç Yılı – Kapadokya, Mardin, Sen Piyer Antakya, Demre, Sard barok konserleri.

Bu çalışmalarımız arasında Kıbrıs Otello kalesi, Bellapais Manastırı, Uluslararası Brüksel Sablon Barok Müzik Festivali, Brüksel GÜzel Sanatlar Sarayı (BOZAR), Brüksel, Namur, Amsterdam ve Lüksemburg turneleri sayılabilir. Yine bunlara ait CD, DVD ve film (Fransa-FR3) prodüksiyonları ile TV ve radyo (Türkiye, Belçika, Fransa, Hollanda, İsviçre) programları yayınlanmıştır.

 

Bugüne kadar festivalimize ünlü müzikologlar, barok müzik virtüyözleri, müzisyenler, rejisörler, aktörler oyuncuları ve müzik pedagogları katılmış; seminerler, workshoplar, opera, tiyatro ve konser prodüksiyonları gerçekleştirilmiştir.

Üç kız kardeş (Leyla Pınar, İnci S.Karacan Erdemi ve Feride Erbelger) çocukluğumuzun resim, müzik, dekor ve tüm sanatların olacağı sanatevi hayalini, yıllar sonra 1994’te İstanbul Barok ile başlattık. Onların barok opera sahnelemeleri ve turneler sırasında estetik gözlemleri ve uygulamada sağladıkları bilgi ve yardımları ile müzik çalışmalarımızın yükü hafifletilip daha özgür  bir şekilde hareket etmemiz sağlanmıştır.

Ayrıca iki oğlum Levent S. Pınar ve Ali Pınar konsept oluşturma, reji, sahne ve ışık tasarımı, görsel tasarım, video prodüksiyonu ve festival organizasyonu konularında İstanbul Barok’un sağ kolu oldular. Repertuvar ve kaynak araştırmalarımı danıştığım, zengin arşiv sahibi H.Aziz Tansever ve başından itibaren Barok müzik çekirdek kadromuz – aynı zamanda akademik çalışmalarını da yürüten – Alper Maral, Bülent Küçük, Kaan Buldular, Patrik Lange, Francis Dony ve daha sonra Tolga Ünal, Nermin Kaygusuz yirmi yılı kesintisiz paylaştıklarımdır.

Yirmi yıl içinde yanımızda pek çok destekleyicimiz oldu. Bunlardan Turgay Gönenç yazıları, dijital barok tasarımları ve Barok müzik birikimi ile destek olmuştur. Barok duayen sevgili Nazan İpşiroğlu da her zaman danıştığımız dostlarımız arasındadır. Pera Güzel Sanatlar’ın kurucusu Sabahattin Özbakır dostumuz da en eski destekçilerimiz arasındadır. Ayrıca sevgili Ahmet Erenli de dostumuz da bunlar arasındadır.

Ercüment Usluer/Photographia’nın kurumsal fotoğraflarımızın çekimlerinde; Volkan Akdamar’ın reklam ve tasarım danışmanlığında; Vildan Pazarköylü, Zehra Ertürk ve Filiz Özcan‘ın dernekleşmemizde;  önemli katkıları olmuştur. Sevgili Buket Bayoğlu da çalışmalarımıza destek olan bir diğer önemli dostumuzdur.

Oğuz Demir’in çalgı yapımında desteği olup; orijinal 17.yy İtalyan klavsen ve William de Blaise klavseni ile Hammer Claviers çalgılarımız Altıngün Pınar tarafından İstanbul Barok’a kazandırılmıştır. Osmanlı notası, partisyon, mikrofilm, CD ve DVD birikimlerimizin sorumlusu, zaman zaman çalışmalarımıza gerek editörlük gerek güzel sesiyle de katılan Sevil Arslan’dır.

2002’den bu yana her yıl broşür, program ve afişlerimizin tasarımıyla festivalimiz ile İstanbul Barok’a kimlik kazandıran değerli mimar ve grafik tasarımcısı Ali Akdamar dostumuzdur.

Yirmi yılımızın çekirdeğini oluşturan bu paylaşımımıza sığamayacak kadar fazla katılımcı dostlarımız ve kurumlara ayrıca teşekkür ederiz…

 

Leyla Pınar